Ana Menü
Anasayfa
Sanat ve Edebiyat
Psikoloji ve Felsefe
Antoloji
Kitap Tanıtımları
Kültür ve Sanat Etkinlikleri
Ziyaretci Defteri
Önemli Adresler
Fotograf Galerisi
Hava Durumu
Galeri
kod parametreleri
 
... Dakika Dakika SİNEMA - TİYATRO - SERGİ - KONSER ve FESTİVAL Etkinlikleri Ayakizlerinde ...
 
Anasayfa arrow Psikoloji ve Felsefe arrow Anadolu Mitolojisinde Ana Tanrıça
Anadolu Mitolojisinde Ana Tanrıça
Üye Değerlendirme: / 3
Kötüİyi 
Yazar Hasan ÖZSAN   
Cuma, 04 Ocak 2008

Anadolu Mitolojisinde Ana Tanrıça 

            İnsanoğlu var olduğu andan itibaren yaşamın ve ölümün gerçekliğini biliyorlardı. Dünyaya gelişin, ölümün, yeniden doğuşun sırrını doğanın içinden bulup çıkarmaya çalışmışlardır. Baharda tohum yeşeriyor, yaz boyunca meyvesini veriyor, sonbaharda sararıp yok oluyor ve toprağa dökülen tohum kışın toprak altında sıcak sıcak dinleniyor… Güneşin toprağı ısıtmasıyla birlikte tohum yeniden uyanıyor… Uyanış çoğalış, yok oluş, bekleyiş; sonra yeniden uyanış…

            Tohumun anne karnındaki bir bebek gibi durduğunu, bu tohumu uyandıranın güneş olduğunu örgenince toprağın ve güneşin bir yaşam kaynağı olduğunu anladılar. Bunun üzerine o andan itibaren güneşe ve toprağa minnet duygusuyla bağlandılar, kutsallaştırdılar.

 

Üstün Estetik Anlayışı

 

            Dinsel törenleri için tüm zamanların en güzel tasarımlarıyla bronzdan yaptıkları güneşi sembolleştirdiler. Yaşam ancak bu kadar anlamlandırılabilirdi. Güneş kursları gün yüzüne çıkarıldıkları andan itibaren sanatın her dalında günümüz sanatçılarını, düşünürlerini, akademisyenlerini derinden etkilemişlerdir. Akıl almaz bir biçimde estetik anlayışı ile oluşturulan bu güneş kurslarını kimlerin yaptığı bilinmese de böylesine etkileyici ve kalıcı olan bu sanatsal tasarımlar olsa olsa güneş felsefesi ile mümkündür. Güneş kursları incelediğinde sadece yüksek estetik tasarımlarından ibaret olmadıkları görülecektir. Birbirini kesen simetrik çizgilerle oluşan geometrik bir düzlem içinde soyutlaştırılmış olan güneşin, uzay boşluğu içinde doğru algılanmış olduğunu gösteriyor. Güneş kursları, ışın çizgileri üzerinde sallanan figürlerle birlikte bir bütün olarak ele alındığında üremeyi, çoğalmayı, özgürlüğü ve güneş sayesinde sürüp giden bereketli yaşamı korumak için yapılmış olduğunu söyleyebiliriz. İşte bu nedenle olsa gerek krallar, soylular öldüklerinde güneş kurslarıyla birlikte gömülmüşlerdir. Yaşamdaki sürekliliğin, hasadın ve bereketin üremeyle, çoğalmayla sağlandığını kavrayan o çağın insanları, kadının doğurgan özeliği nedeniyle onu toprakla özdeşleştirdiği ve Kutsallaştırdığı çıkan eserlerden anlaşılmaktadır. Gerçekten de ölülerin ana karnında ki bebek duruşuyla gömülmelerin nedeni, toprağı bir ana rahmi gibi görmüş olmalarındandır. Anne karnındaki bir bebek gibi zamanı geldiklerinde -yine- doğacaklarına inanıyorlardı.  Çünkü toprak anaydı. Bu nedenle ilk çağlardan itibaren kadın onlar için hep saygıdeğer ve kutsal bir yerde olmuştur. Kadınlardan tanrıçalar yapmışlar, dini törenlerde onlara olan minnet duygularını adaklar adayarak, sunaklara hediyeler koyarak ifade etmişlerdir. Gerçekten de yaşamı içinde barındıran “doğa” ancak bir kadının bedeninde tanrıça olarak somutlaştırabilir di hem de tüm tanrılar, tanrıçaların, insanların ve doğanın anası sayılarak; üremenin,

 bereketin, bolluğun, çoğalmanın var olmanın simgesi olarak… İşte evrensel ana Baş Tanrıça Kibele ( Kybele ) kültürünün Anadolu’dan çıkarak başlıca Avrupa, Asya, Afrika kültürlerinde yer bulmasının nedeni budur.

 

Kybele, Evrensel Tanrıça

 

Hititlerde Kubaba adını almış olan Ana Tanrıça daha sonra Frigyalıların pek önemsemeyecekleri Kibele’nin habercisidir. Anadolu’nun pek çok bölgesinde Kibele’ye adanmış irili ufaklı kaya anıtlarına rastlanmıştır. Kibele, Anadolu’dan çıkarak çeşitli dünya kültürleri içerisinde çeşitli zamanlarda, çeşitli yerlerde, çeşitli kültürlerde çeşitli isimler altında Ana Tanrıça olarak saygın bir yer bulmuştur. Eski Yunanda Artemis, Roma mitolojisinde Diana, Araplarda Hübel, Kübele; İbranilerde Eloah, Girit, de Rhea, Efeslilerde Artemis, İtalya’da Maruanna, Pontos’ta Ma, Suriye’de Plastene… Böylesine ünü olan Kibele’nin pek çok mitolojik öykü içerisinde adının geçmiş olmasına şaşmamak gerekir.

            Halikarnas Balıkçısının izniyle şu benzetmeye geçmek istiyorum. Mitolojide, Kibele’nin simgesi aydır. Ayın hilal hali Kibele’nin ergenliğini, dolunay hali doğurganlığını, battığı hali olgunluğunu simgeler… Beş köşeli yıldız ise beş parmak tanrılarının ( Daktil’lerin )sembolüdür. Hilal ile beş köşeli yıldız karşı karşıya geldiğinde Zeus’un doğum gününü gösterirmiş.

            Kibele’nin Anadolu’nun hemen her yerinde ( İzmir’de, Manisa’da, Afyon’da, Eskişehir’de… ) kutsal mekânları bulunduğu için hakkında anlatılan mitolojik öyküler, bir birine benzer. Ama Arap yarımadasına doğru gidildiğinde bu öyküler biraz değişir ve günün dinsel inancı içinde yerini bulur. İslamiyet’ten önce Arap’lar Hübel’i ( Kabe ) taş bir heykel olarak Mekke’ye dikmişlerdir. Dini törenlerini yüzlerini o yöne ( Kıble ) dönerek yapmaya başlamışlardır. Hübel’in bir gün kolu kopmuş. Kopan kolun yerine altın bir kol takan Arap’lar onun etrafında dönerek ( tavaf ) onu kutsamışlardır.

            Halikarnas Balıkçısı Kâbe isminin Hübel’den, Kıble’nin de Kibele’den geldiğini söyler. Anlaşılan odur ki insanların zaman içinde kendilerine yeni inançlar edinmiş olmalarına rağmen Kibele Kültüne kültürlerinin içinde bir şekilde yer vermişlerdir. Kibele’ye verilen değerle toprağın gerçekten bir ana olduğu, onunla (kadınla) özdeşleşen Anadolu’nun güneşinden ve bereketli topraklarından doğan uygarlıkların zamanla birbirlerine eklemlenerek başka uygarlıklara kaynaklık edebildiği bir gerçek. Bu bereketli topraklar üzerinde anlatılanlara gelince…

            Halikarnas Balıkçısı şöyle demiş: “Anadolu’nun efsaneleri, dağlara taşlara sinmekle kalmamış, bütün insanoğullarının da gönüllerine de sinmiş ve onların hemen hemen kültürel bir yurdu olmuştur”.

 

Bu makale "Mengerler Dergisinin" 3/2007 sf:24/27 alınmıştır.

Son Güncelleme ( Cuma, 04 Ocak 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >
 
   
 
 
   
   
 

 üye ol fotografını paylaş sende..!!

Galeriye gitmek için TIKLAYIN

 

 

 

  ayakizleri tanıtım

 

Sponsor

Film izle

Magazin Haberleri

Cemiyet Haberleri

 

             
   

 

copyright © Ayakizleri Sanat ve Edebiyat Toplulugu
2006
Cemiyet Magazin