Ana Menü
Anasayfa
Sanat ve Edebiyat
Psikoloji ve Felsefe
Antoloji
Kitap Tanıtımları
Kültür ve Sanat Etkinlikleri
Ziyaretci Defteri
Önemli Adresler
Fotograf Galerisi
Hava Durumu
Galeri
kod parametreleri
 
... Dakika Dakika SİNEMA - TİYATRO - SERGİ - KONSER ve FESTİVAL Etkinlikleri Ayakizlerinde ...
 
Anasayfa arrow Sanat ve Edebiyat arrow Resmin Büyü ve Din ile İlişkisi
Resmin Büyü ve Din ile İlişkisi
Üye Değerlendirme: / 2
Kötüİyi 
Yazar Sezer TANSUĞ   
Pazartesi, 17 Aralık 2007

Resmin Büyü ve Din ile İlişkisi 

Resmin büyü ve din ile ilişkisi yaygın ve eskidir. İlkel toplumlarda resmin sıkı sıkıya büyüye bağlı olması, kendine göre estetik amaçları olmasını engellemez. İlkel toplumlarda resim, genellikle modeli olduğu nesneyle, yani aslıyla aynılaşan, onunla özdeş anlam yüklenen bir içerik taşır. Bu yüzden belli insanı temsil ettiğine inanılan tasvire karşı yapılan kötülük, o insana yapılmış kötülük gibidir. Buna karşılık, resme gösterilen özen, aslına gösterilen özen ve saygıyla bir tutulur. Doğu masalarında resmine âşık olup sevgilisinin peşine düşen aşığın serüveni, resmin tılsımlı özünü iyi belirler.

 

Resmin büyüsel içeriği, gündelik hayatın zorluklarına sıkı sıkıya bağlıdır. Öbür sanat biçimleri gibi resim biçimleri meydana getirmek de, hayat karşısında beliren ruhsal kargaşayı yatıştırmak ve yaşamayı karalı kılmaktır.

Resim sanatının dinle olan bağlantısını resmin tarihi boyunca izleriz. Resim sanatının gelişmesi ile dinsel düşünce ve duyuşun gelişmesi arasında ortaklıklar vardır.

 

Dinsel ideolojiler, resim sanatını, öğretilerinin egemen öğelerini yüceltmek içinde de kullanmışlardır. Resim sanatı, dinsel kitapların konusunu oluşturan peygamber ve azizlerin hayatına dair hikâyeleri de, resim dizileri halinde, tıpkı dinsel kitapları okur gibi müminlerin seyrine sunmuşlardır. Resim adeta bu durumda bir vaaz gibidir.

 

Dinsel ideolojilerle bağıntısı içinde resim genellikle bir tapınma aracı olarak çıkar. Resim tarihinin böyle bir açıdan ele alınışı o kadar yaygınlaşmıştır ki, resmin tapınma aracı olmadığı kültürlerde meydana getirilen özgün resim örneklerinin gerçekten resim olamayacakları bile düşünülmüştür. Bu ise yanlıştır. Çünkü resim ile din arasında ki bağlantılar ne kadar sıkı ve güçlü olursa olsun, dinsel hayat ve düşünce resmin meydana gelip gelmemesi için neden değildir. Resim dinsel düşünce kaynaklarından daha somut bir kaynakta var olma nedenlerini kazanmıştır. Hatta belki aynı somut nokta dinsel düşüncenin de var olma nedenlerinden birisidir.

 

Resimle din arasındaki ilişkiler bütün bölgesel inanç çevrelerinde kendine özgü biçimler ortaya koyar. Gerek ilkel inanç çağlarında, gerek putperest ve çoktanrıcı aşamalarda resmin tarihsel biçim deneylerinden sağladığı kazançları çağın gerçekleriyle uzlaştırdığı görülür. Tektanrıcı dinsel aşamalarda eski dinsel kültürlerden arda kalan pek çok resim temaları vardır. Hatta başlıca dinsel kişilerin eski inanç çağlarından süzülüp gelmiş izler taşıdıkları görülür.

 

Dinsel sorunlar resmin kendi nitelikleri yönünden kaçınılmaz değillerse de, resim sanatı üzerinde fazlasıyla etkin olmuşlarıdır. Gündelik hayatın resim sanatı üzerinde fazlasıyla etkin olmuşlardır. Gündelik hayatın resme konu oluşunda bile, bazen en gerçekçi temalar, dinsel inançlar çerçevesinde resimleşirler. Eski Mısır, Etrüsk gibi, ölü kültüne bağlı bulunan dinsel resim çevrelerinde, programlanmış olan bir ebedilik anlayışı egemen olur. Suret ve tasvir sorununun temel özellikleriyle resme yüklenen bu anlamlar geçici hayatı ebedileştirmenin sembollerini ortaya koymuşlardır.

 

Bu makale, Sezer Tansuğ'un "Resim Sanatının Tarihi" adlı kitabından alınmıştır.

Son Güncelleme ( Cumartesi, 26 Nisan 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >
 
   
 
 
   
   
 

 üye ol fotografını paylaş sende..!!

Galeriye gitmek için TIKLAYIN

 

 

 

  ayakizleri tanıtım

 

Sponsor

Film izle

Magazin Haberleri

Cemiyet Haberleri

 

             
   

 

copyright © Ayakizleri Sanat ve Edebiyat Toplulugu
2006
Cemiyet Magazin