Ana Menü
Anasayfa
Sanat ve Edebiyat
Psikoloji ve Felsefe
Antoloji
Kitap Tanıtımları
Kültür ve Sanat Etkinlikleri
Ziyaretci Defteri
Önemli Adresler
Fotograf Galerisi
Hava Durumu
Galeri
kod parametreleri
 
... Dakika Dakika SİNEMA - TİYATRO - SERGİ - KONSER ve FESTİVAL Etkinlikleri Ayakizlerinde ...
 
Anasayfa arrow Sanat ve Edebiyat arrow İslamiyet Öncesi Türk Sanatı
İslamiyet Öncesi Türk Sanatı
Üye Değerlendirme: / 2
Kötüİyi 
Yazar Editör   
Pazartesi, 10 Aralık 2007
İslamiyet Öncesi Türk Sanatı

Kurganlardan çıkarılan çeşitli dini ve sembolik manalar içeren, Türklere ve bozkır kavimlerine özgü eğri kesim tekniğiyle işlenmiş, ağaçtan yontulmuş hayvan heykelcikleri veya at koşum takımlarındaki ahşap hayvan figürleri, kumaş ve keçe örtülen üzerindeki hayvanlı sahnelerde hayvan üslubu içinde değerlendirilir. Radloff’un Katamda kurganlarından çıkardığı ağaçtan oyma tırnakları altınla kaplı at heykelleri, dibinde birbirine sarılarak uzanmış olup kuyrukları kuş başı biçiminde biten iki kaplanın yer aldığı tabak önemli örneklerdir.

Keramik sanatı

Türklerde keramik sanatının başlangıcı Prototürk ve Hun devirlerine dayanır. Çok erken (M.Ö. 3000-2000) devirlerde Anav, Karatepe, Namazgahtepe merkezlerinde gelişmiş bir keramik sanatı uygulanıyordu. Çin’in sınır bölgesinde, Kamsu’da, neolitik devirden beri astar üstüne süslemeli keramik yapılıyordu. Hangay Dağları, Togla, Selenga ve Baykal Gölü çevresinde Prototürkler (Ting-Lingler), sgraffito (kazıma) tekniği ve kalıpla basma tekniğinin uygulandığı keramikler yapıyordu. Radloff, Sibirya ve Altaylarda Prototürk olarak kabul edilen mezarlarda (tunç devri) koyu kurşuni renkli, iri taneli, çok pişmiş kilden, dipleri küçük ve yuvarlak, büyük olasılıkla elle yapılmış keramiklere rastlanmıştır. Bunların üst tarafında sgrafitto tekniğiyle yapılmış üçgen, diş, paralel hat, nokta gibi şekillerde süsleme vardı. Ancak ölülerin başucuna konan keramikler sivri dipliydi. Radloff’un kazdığı demir devrine ait kurganlardan daha kaliteli kil kaplar elde edilmiştir. Güney Altaylar ve Buhtarma civarında, demir devri mezarlarında ve Abakan Boyu’ndaki mezarlarda bulunan keramikler ileri bir gelişmeye işaret eder. Burada bulunan kaplar, maviye çalan kül rengi kilden yapılmıştır. Afanisiyeva ve Andronovo kültürü devreleriyle Tagar ve Taştık kültürü devrelerinde Orta ve İç Asya’da gelişen keramik sanatı, özellikle Çin’in Shang sülalesi zamanında yön değiştirmiş ilk kez çok renkli keramik ve su sızdırmayan örnekler elde edilmiştir. Hun devrinde keramik sanatı ana hatlarıyla uygulanmıştır. Bozkır kültürünün yarı yerleşik yapısı nedeniyle keramik daha çok Kuzey Çin bölgesinde gelişmiş ve özellikle Doğu Hun Devleti yıkıldıktan sonra Çin keramik teknikleri Orta ve İç Asya’ya yayılmıştır.

Hayvan üslubu

Prototürk, Hun ve Göktürk devirlerinde gelişen İslam sonrası Türk sanatında da etkisini gösteren hayvan üslubu, erken devir Türk sanatının en önemli üslubudur. Daha sonraları bir bitkisel üslup gelişmişse de İslam sonrası döneme kadar hayvan üslubu gibi yaygınlık kazanamamıştır. Hayvan üslubu, Orta ve İç Asya’nın yaşayan bozkır kültürüne mensup toplulukların belli başlı tek sanat üslubudur. Türk hayvan üslubu, Hun Türklerinin egemen olduğu ve yaşadığı bölgelerde yapılan eserlerde görülmesi ve diğer toplulukların örneklerinden daha gelişmiş olmasıyla ayırılır. Batıda, Karadeniz’in kuzeyinde İskitlerin uyguladığı hayvan üslubu, doğuda Prototürk devirleriyle çakışmakta fakat Hunlardan önceki döneme tarihlenmektedir. Bozkır kültürüne karşılık güneyde yerleşik kavimlerde görünen hayvan üslubu karateristik olarak bozkır sanatından ayrı olup Sümer, Mezopotamya, İran devletlerinin eski sanatlarının ürünüdür. Hayvan üslubu konusunda en fazla karşılıklı etkileşim Türk ve Çin sanatları arasında olmuştur.

Orta ve İç Asya’da hayvan üslubunun doğduğuna inanılan çeşitli yerler önerilir. Kaynak ve delliler bir araya getirildiğinde hayvan üslubu ya Prototürk (veya Türk) kökenlidir ya da Türklerin içinde bulunduğu toplulukların uyguladığı sanat tarzıdır. Hayvan üslubunun kaynağı en erken devirlerden itibaren özellikle kayalar üzerine tasvir edilen hayvanlarla ilgili sahnelerde yatar. Avla ilgili tasvirler, birbiriyle mücadele eden hayvanlar veya insan-hayvan mücadelerinin görüldüğü sahneler ve hatta hayvanların çiftleşmesini anlatan tasvirler hayvan üslubunun ön örneklerini oluşturur. Ayrıca diğer sanat dallarındaki eserlerin de katkısı büyüktür. Bununla birlikte bu üslup birdenbire ortaya çıkmamıştır. Hayvan üslubunun ortaya çıkışı dini inanış ve anlayışlarda saklıdır. Bütün bunlar, gök, yer, su ve atalarla ilgili oluşturulan dini sisteme dayanır. Zamanla Şamanizm de önemli bir kaynak olmuştur. Bunlara bağlı gelişen mitoloji ve kozmoloji hayvan tasvirleri yapılmasına etkendir. Böylece hayvanlar, insanların türediği hayvan-ata veya hayvan-ana olarak kabul edilmesi, koruyucu ruh olduklarına inanılması, kalıntılarına saygı gösterilmesi gibi hususlar, hayvan tasvirleri yapılmasına ve zamanla bu yöne ağırlık veren bir sanatın doğmasını sağlamıştır. Bu üslubun bozkır kültürünün başlangıcı olarak kabul edilen M.Ö 3000'den itibaren oluşmaya başladığı kabul edilir. Graousset’e göre hayvan üslubu hunlar tarafından en olgun seviyesine ulaştırılmıştır.

Hayvan üslubunun genel özellikleri

1-) Hayvanlar tek yada gurp halinde ele alnmışlardır. Tek olarak alınan hayvanların bir bölümü daire içinde kıvrılmış olarak tasvir edilmiştir.
2-) Bir kısım örneklerde figürler antitetik ya da simetrik olarak verilmiştir.
3-) Hayvanlar sakin ya da haraketli gruplar halinde ele alınmışlardır.
4-) Zaman zaman objeler yada objelerin bir bölümü hayvan yada hayvan başı şeklindedir.
5-) Çoğu kez eserlerin üstü hayvan motifleri ile süslenmiştir.
6-) Bazı durumlarda hayvan tasfirlerinin yüzleri başka figürlerle doldurulmaktadır. Ayrıca bir hayvan, başka bir hayvana ait uzuvlarla birleştirilir veya hayvan kuyrukları başka hayvan başlarıyla yada bitkisel bir unsur ile sonuçlandırılır.
7-) Geyik boynuzu, kartal gagası, pençesi veya gözü gibi bazı hayvanların bazı uzuvları abartılarak ele alınmıştır. Aynı üslup içinde doğacı anlayış ve doğa dışı tutumlar görülebilmektedir.
8-) Tasvirlerde doğaüstü veya mitolojik hayvanlara da yer verilmiştir.
9-) Hayvan mücadele sahnelerinde genellikle vahşi hayvanın hücumuna uğrayan çift tırnaklı hayvan, korku, acı ve birazda saldırganın ağırlığı nedeniyle tamamen veya ön ayakları üzerine çokmüş durumda gösterilmiştir. Bazen yenilen hayvan ön ayakları üzerine düştüğü halde arka taraftan sırtı yere gelmiş olarak ele alınmıştır. Altta kalan hayvan, çoğu kez başını saldırının geldiği yöne çevirmiştir. Mücadele eden hayvanların gövdeleri üzerinde, nokta, virgül, nal biçimlerine benzer şekiller yer almaktadır.
10-) Kompozisyonlarda insan figürleri nadiren yer almakta, bitkisel süsleme ise az görülmektedir.

Bu makale Bilgio.com adlı internet sitesinden alınmıstır.

Son Güncelleme ( Salı, 15 Nisan 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >
 
   
 
 
   
   
 

 üye ol fotografını paylaş sende..!!

Galeriye gitmek için TIKLAYIN

 

 

 

  ayakizleri tanıtım

 

Sponsor

Film izle

Magazin Haberleri

Cemiyet Haberleri

 

             
   

 

copyright © Ayakizleri Sanat ve Edebiyat Toplulugu
2006
Cemiyet Magazin