Ana Menü
Anasayfa
Sanat ve Edebiyat
Psikoloji ve Felsefe
Antoloji
Kitap Tanıtımları
Kültür ve Sanat Etkinlikleri
Ziyaretci Defteri
Önemli Adresler
Fotograf Galerisi
Hava Durumu
Galeri
kod parametreleri
 
... Dakika Dakika SİNEMA - TİYATRO - SERGİ - KONSER ve FESTİVAL Etkinlikleri Ayakizlerinde ...
 
Anasayfa arrow Psikoloji ve Felsefe arrow geçmişten gelen
geçmişten gelen
Üye Değerlendirme: / 3
Kötüİyi 
Yazar Derinberken   
Pazar, 23 Kasım 2008

Image‘Yalnızlaşmışız iyice

Üstelik de alışmışız’

Diyen bir şarkı sözüyle hissediyor insan ve bu hissetme eylemi harekete geçiriyor. Yazıya zorluyor, dökmeye…

Haydi, dökelim hep birlikte!

Hikâye daha çok küçükken başlamış aslında. Annemizin kucağında, her şeyden bir haber sayılırken. Hiçbir talebimiz kendimiz tarafından karşılanamazken.

Karmaşık cümlelere gereksinim duymak yerine tek bir söz yeterken…

Ağlarken unutmuş annemiz bizi yatakta ya da o an işini bırakıp gelememiş.

O zamandan belirivermiş bir korku içimizde…

Ya bir daha dönmezse, sevmezse beni, sarmazsa sıkıca…

Biraz daha büyüyüvermişiz sonrasında, adımlarımız paytak paytak daha…

Konuşuyoruz ama artık, anlıyoruz yaşanan gelişmeleri sadece küçük hala pencerelerimiz, düşüncelerimiz…

Kızdırıvermişiz zaman zaman sevdiklerimizi, yapma dediklerini yapmışız çünkü, sözleri boşlukta kalmış, asi çocuklarına dersler gerekmiş…

Vurmuş kimisi, kimisi çekip gitmiş yanından, bazıları da ‘yeter artık öldürecek bu çocuk beni’ demiş.

Çocuk duymuş.

Çocuk hissetmiş.

Çocuk korkmuş…

‘‘Yanlış’’ yaparsam döver!

‘‘Yanlış’’ yaparsam gider!

‘‘Yanlış’’ yaparsam ölür..!

Böylece başlamış mutluluk oyunu da… Sevilmek için öncelikle beklentilerin karşılanmasını öğrenmiş küçücük zihinlerimiz. Her başkaldırının sonu cezalandırılmış, unutmuşuz zamanla isteklerimizi, duygularımızı, düşüncelerimizi.

Başkalarına göre şekillenen bir mekaniğe bürünmüş hislerimiz.

Korkmuşuz polis copundan, sevgili terkinden, anne babanın ölümünden…

Gitgide kendi içindeki büyük yalnızlıklara gömülen bireyler olmuşuz sonrasında.

Ne acı!

Zamanla artmış beklentiler, karşılayamaz olmuşuz. Dönüp baktığımızda geriye gözümüz bir boşluğa takılmış sadece.

Sessiz, kimsesiz…

Nasıl yapmalı da bu bunalımdan kurtulmalı dediğimizde antidepresanlar koşmuş imdadımıza.

Önce bir arkadaş, sonra bir dost ve yoldaş olmuş yalnızlığımıza.

Kahve, çay içer gibi tüketir olmuşuz, maksat kapansın yaralar, acıtmasın yaşanmışlıklar, ihtiyaç olmasın kimseye.

Kimse de ilişmesin bize!

Aslında hayali rahatlamaların ötesine geçmediğini bal gibi biliyor olmamıza rağmen sımsıkı sarılmışız yinede haplarımıza.

Sınavı kazanamadım,

Ver bir Prozac!

Sevgilimden ayrıldım.

Acilen birkaç tane Seroxat.İşsizim…O da dert mi?Al hemen bir Efexor!Her şey bu kadar kolay.Yine boştasın, yine yalnızsın ve yine işsizsin o kadar!İster istemez isyan ediyor insan daha küçücükken edindiğimiz öğrenmişliklerin bir ömür boyu üzerimizde bıraktığı etkilere.Sorunlarımıza sahip çıkamayışımıza, bencilliğimizden sıyrılamayıp ortak bilinci yok sayışımıza, bütün korkularımıza!Ve söz dökülüyor ağızdan…

Keşke daha sıkı sarılsaydın anne!

 

DERİN BERKEN

Son Güncelleme ( Pazartesi, 24 Kasım 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >
 
   
 
 
   
   
 

 üye ol fotografını paylaş sende..!!

Galeriye gitmek için TIKLAYIN

 

 

 

  ayakizleri tanıtım

 

Sponsor

Film izle

Magazin Haberleri

Cemiyet Haberleri

 

             
   

 

copyright © Ayakizleri Sanat ve Edebiyat Toplulugu
2006
Cemiyet Magazin