Ana Menü
Anasayfa
Sanat ve Edebiyat
Psikoloji ve Felsefe
Antoloji
Kitap Tanıtımları
Kültür ve Sanat Etkinlikleri
Ziyaretci Defteri
Önemli Adresler
Fotograf Galerisi
Hava Durumu
Galeri
kod parametreleri
 
... Dakika Dakika SİNEMA - TİYATRO - SERGİ - KONSER ve FESTİVAL Etkinlikleri Ayakizlerinde ...
 
Anasayfa arrow Sanat ve Edebiyat arrow çift kişilik yalnız gece
çift kişilik yalnız gece
Üye Değerlendirme: / 0
Kötüİyi 
Yazar ceren   
Çarşamba, 18 Haziran 2008

çift kişilik yalnız gece

ruh halleri...

ImageUsulca kapıyı kapattı. Merdivenlerden indi ama aklı orada kalmıştı. Onu o halde yapayalnız bırakmak istemiyordu dahası onun yanında olmak kokusunu duyumsamak, kollarında uyumak istiyordu. Ona aşık değildi hatta kızıyor bazen tahammül edemiyordu davranışlarına ama onu yanında istiyor, belki de sessizliğinde huzur buluyordu. Evden çıkmadan önce dolmuş kültablasını boşaltmıştı. Odada kalan boş bira şişelerini mutfağa bırakmış ve onun yarım kalmış votkasını kafasına dikmişti. Aparman merdivenlerinden koşarak inerken bir an başının döndüğünü hissetti ama aynı hızda koşmaya devam etti. Ne kadar hızlı giderse o kadar çabuk atacağını sanıyordu üstündeki melankolik halini. 20 yaşındaydı ama kendini yaşlanmış, ölüm döşeğinde  hatta belki de ölmüş biri olarak duyumsadı. İstenmiyordu, sevilmiyordu, başka kimsesi de yoktu. Kendisi onu seviyor muydu bunu da bilmiyordu. Apartmandan dışarı çıktığında hafif yağmur çiseliyordu. Gelirken de aynı hızda yağıyordu yağmur. Biran kendini yeniden ona gidiyormuş gibi hissetti. Durdu. Geri dönemezdi. Evde onu ailesi bekliyordu. Hala sindirella gibi belirli bir saatte eve gitmesi gerektiğini, gitmezse külkedisine dönüşeceğini anımsadı ve adımlarını sıklaştırdı. Ama yorgundu ve yine yaşlı duyumsadı kendini. Ahmet Haşim’in çok sevdiği şiirini okumaya başladı kendi kendine; 

ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden
eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak
 
Bu şiirin teması ölümdü, biliyordu. Ölümü sevmemesine rağmen düşünmekten alamıyordu kendini. Nasılsa bir gün ölecekti.
Bunları düşünürken çoktan gelmişti taksi durağına. Acaba uyanır ve kapıyı kitler mi diye düşündü. Eve gittiğinde onu arayacak ve uyandıracak ve kapıyı kilitlemesini söyleyecekti. Taksiye bindi çağlayan lütfen dedi ve camı açtı sonuna kadar. Suratına çarpan rüzgarla ayıldı. Taksicinin sorduğu sorulara kısa cevaplar veriyor hala çıktığı evi düşünüyordu. O eve her gittiğinde yeni bir şeyler öğreniyor, şiir yama isteği uyanıyor, acısını, sevdasını, ümitlerini montunun içine saklayıp ayrılıyordu evden her defasında. Neydi onu bunca etkileyen bunu soruyordu kendisine ama hiçbir zaman yanıt alamıyordu. Bildiği tek şey ona hissettiğinin aşk olmadığıydı. Hayatına başka birilerinin girmesine tahammül edememesi nedendi o zaman? Belki aldatılmaktan yorulduğu içindi belki de onun gibi bir başkasını bulamayacağını düşünmesinden...Daha önce ne arkadaşı ne de sevgilisi olmuştu. Ne olursa olsun o istediği sürece yanında olacak ve her istediğinde gidecekti ona. Özlüyor ama söylemiyordu çoğu zaman. Ona karşı hissettiği herhangi bir şeyi söylediğinde sanki büyü bozulacak bir anda yokoluverecekti. Yakan kör eden bir tutkuydu ona karşı içindeki, biliyordu ama başka bir şey daha vardı adını koyamadığı. Görüşmek istediğinde ona ben geliyorum diyememesinin sebebi neydi? Oysa o, hep rol yapma gerçek ol derdi ama gerçek olduğunda ondan korkup kaçıyordu. Düşünmemeliyim dedi kendi kendine. Taksiye sağda durmasını söyledi ve caddenin başında indi. Biraz yürümek istiyordu. Yağmur biraz daha hızlanmıştı ve ıslanmak ona iyi gelecekti biliyordu. Ne zaman ağlasa ya da ne zaman ıslansa günahlarından arındığını düşünürdü. Eve kadar yürüdü ve zile bastı. Yetmemişti ıslaklık ona salona geçip iyi akşamlar diledikten hemen sonra bornozunu alıp banyoya girdi. Suyun altında hem ıslandı hem ağladı. Neye ağladığını bilmeden ağladı her zamanki gibi. Ağladı, ağladı...
Tek derdi yaşamaktı, birine sahip olmak, kendini ifade edebilmek, konuşmak,  acısını mutluluğunu en doruklarda yaşamaktı ve onu o yüzden seviyordu. Acıyı da zevki de mutluluğu da bir arada yaşatabildiği için seviyordu.
Son Güncelleme ( Çarşamba, 18 Haziran 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >
 
   
 
 
   
   
 

 üye ol fotografını paylaş sende..!!

Galeriye gitmek için TIKLAYIN

 

 

 

  ayakizleri tanıtım

 

Sponsor

Film izle

Magazin Haberleri

Cemiyet Haberleri

 

             
   

 

copyright © Ayakizleri Sanat ve Edebiyat Toplulugu
2006
Cemiyet Magazin