Ana Menü
Anasayfa
Sanat ve Edebiyat
Psikoloji ve Felsefe
Antoloji
Kitap Tanıtımları
Kültür ve Sanat Etkinlikleri
Ziyaretci Defteri
Önemli Adresler
Fotograf Galerisi
Hava Durumu
Galeri
kod parametreleri
 
... Dakika Dakika SİNEMA - TİYATRO - SERGİ - KONSER ve FESTİVAL Etkinlikleri Ayakizlerinde ...
 
Anasayfa arrow Psikoloji ve Felsefe arrow 20 yy. Marksist Estetik
20 yy. Marksist Estetik
Üye Değerlendirme: / 11
Kötüİyi 
Yazar A.kadir ESER   
Pazartesi, 05 Kasım 2007

XIX. yüzyıl, ekonomik ve toplumsal yaşamda köklü dönüşümlerin, büyük değişiklerin başladığı bir yüzyıl. Özellikle ikinci yarısından sonra işçi sınıfının, ağırlığını duyuran bir güç olarak ortaya çıktığını; bir çok ülkede, yirminci yüzyılın başındaki niteliksel değişimlerin hızla oluşmakta olduğunu görüyoruz. 

Felsefede, sanatlarda da bu tarihsel oluşuma koşut, bu tarihsel oluşumun koşullandırdığı değişikler yönsemeler görüyoruz. Toplumsal ve ekonomik olayların gücü sanat olgusunun kendine özgü yapı ve niteliğini, sanatçının öznel yaratı gücünü etkilemeye başlamıştır. Batı Avrupa'da Zola gerçekçilin, Rusya’da Bielinski, Çernişevski ve Dobrolyubov gibi köktenci eleştirmenlerin  çıktığı dönemdir bu.

Estetik, gerek Marx ile Engels, gerekse onlardan sonra gelen marksçı filozof ve düşünürlerce en az işlenmiş bir alandır. Klasik estetiğin iki bin yılı aşkın birikimine karşılık marksçı estetik henüz çok genç, arkasında yüzyılların birikimi olmayan bir dal sayılabilir. XIX. yüzyıldan günümüze, tarihin şaşırtıcı biçimde hızlanan devinimi, kimi zaman bu estetiğin önüne ışık açmış, kimi zaman da çıkmaz sokaklara götürmüştür. Onu ne var ki, bütün bunlara karşın, bugün kalın çizgileriyle belirmiş bir marksçı estetikten söz edilebilir. İdealist estetiklerle çatışma halinde, açılan, ilkelerini koyan bir estetik.

 

Recherches Internationales dergisinin Estetik özel sayısına yazdığı sunuş yazısında Andre Gisselbrecht, esteik alanında marksçı araştırma çabalarını  ve varılan aşamaları  özetlerken,  marksçı bir estetiğin, her türlü marksçı araştırma gibi idealist estetiklerle mücadele sürecinde oluşacağını ve ilkelerini koyacağını belirtmektedir.

 

Hegel'e göre, gerek burjuva toplumu gerekse Hıristiyan devlet, yaratıcı sanatın gelişmesine karşıdır. Buradan iki şey çıkarsanılabilir; ya sanat 'Saltık Devlet' yok edilerek yeni dünya durumu ve yeni bir sanat rönesansına yol açmalıdır. Hegel kendisi birinci yola eğilim gösteriyordu. Yani Alman hükümetinin yanında yer alıyordu. Hegel'in Estetiği başlangıçtan beri katıksız estetik sorunların tartışıldığı bir yapıt olarak değil, çağın politik sorunlarının tartışılmasına yer hazırlayan bir yapıt olarak kabul edilmeliydi.

 

Marksçı  estetiğin  klasik estetikten,  özellikle Hegel Estetiğinden önemli bir farkı, sanatı, modası geçmiş etkinliğini yitirmiş bir eylem  olarak değil, insanın dünyada hiçbir zaman bitmeyecek olan arayıcı, değiştirici, yeniden yaratıcı eylemin dünyada bilinçli bulunuş tarzının ayrılmaz bir parçası saymasıdır. 'iş ve zevk arasındaki soyut çelişkiyle birlikte, duyguyla akıl Bedeni ve zihni güçlerin dışa vurulması ile bilinçli istem arasındaki gerçek çelişmenin de ortadan kalkmasıyla' bireyin, insan tekinin çok yanlı gelişmesini sağlayacak tümel insana gidişle birlikte sanatlar bugüne kadar görülmemiş bir gelişmeye, açılmaya kavuşacaktır.

 

Estetik adını taşıyan bu dört ciltlik yapıt, Lukacs'ın Estetiğin Öz Yapısı adlı eserinin geliştirilmiş biçimidir. Estetiğin Öz Yapısı 1963 yılında Georg Lukacs yetmiş sekiz yaşındayken yayınlandı. Yapıt üzerine elli yıla aşkın bir süre çalışan Lukacs, bunu "Yaşamının yapıtı" diye nitelendirmiştir. Yazarın planına göre Estetik, üç ana bölümden oluşacaktı. 'Estetiğin Özyapısı', 'Sanat yapıtı ve Estetik davranış', ' Toplumsal- tarihsel bir olgu olarak sanat' Lukacs, sağlığında ancak birinci ana bölümü tamamlaya bildi. Bu bölüm, iki kalın cilt olarak yayınlandı.

 

Estetiğin öz yapısı Lukacs' ın yaşamı boyunca edindiği bir birikimi gerçek bir sentezin niteliğindeydi. Yapıt yazarın bu çalışmaya ilişkin genel yönelimi gereği, çok geniş ölçüde felsefe düzeyinde kaleme alınmıştı; Lukacs' ın  amaçladığı, Marksizm ile sanatı felsefe düzeyinde ilkkez bir kuram çerçevesinde karşılaştırmaktı.

 

Lukacs, Kant sonrası felsefeyi özümsemiş, Hegel ve Feurbach'ı benliğine sindirmiştir. Birikimlerinin kaynağını incelediğimizde Sokrates öncesi düşünürlerden, Aristotales'ten Vico, Spinoza ve Lassing'e Lassega'dan , Zola'ya değin uzanan. Tarihsel estetik bilgisi kaynağını Marks ve Engels'te bulan Lenin, Plehanov, Çernişevski, C. Coudwel ve Franz Mehring gibi 20. yüzyılın düşünce ve siyaset adamlarıyla sistematik ve tarihsel yapıda incelenen Estetik Georg Lukacs tarafından tam anlamıyla geliştirilmiştir. Yunanlılardan bu yana doğal güçler üzerinde kazanılmış olan ve giderek artan teknik üstünlüğün yarattığı insan olgusunun gelişim süreci içerisinde oluşan her kilometre taşının her basamağını kendi düşünce evreninin potasında özgün biçiminde yoğurarak aşma zorunluluğunu duymuş olan bir düşünce adamıdır.

 

Marks'a göre sanat felsefi yada siyasal bir zekaya veya somut bir form duygusuna değil gözlere ve kulaklara hitap eden hitap eder. Burada Hegel'den çok Goethe ve Schiller' in klasik "paganizm" ine daha yakın olan Marks, insanı duyguların tam olarak eğitilmesi ve özgürleşmesi bakımından estetik faaliyet' in sürekli ve kalıcı önemi üzerinde durdu.

 

Sanat, yeryüzündeki yaşamı her gün daha insanileşmeye, bunun içinde dünyanın ve kendinin değiştirilmesine, yeniden yaratılmasına dönük olan insanın yaratıcı eylemi içerisinde düşünüldüğüne göre, "Marksçı Estetiğin temel konusu, sanat yapıtı ile insani yaşam içerisindeki karmaşık diyalektiği" olmaktadır. Başka bir deyişle, sanatçının yaratıcı praksisi, insani praksisin bütünleyici bölümünü oluşturur.

 

Bu temelden hareket ile Lukacs 1939 yılında "Yazarlar ve Eleştirmenler" adlı makalesinde ana çizgilerini verdiği estetik tasarımını işler. Estetik tasarımlarını somut gerçekçilik malzemesiyle birleştirmek için insanın günlük yaşam içerisindeki davranışını temel olarak  alır. Lukacs'a göre her türlü insan eyleminin başlangıç ve sonuç noktası insanoğlunun günlük yaşam içerisinde ki davranışında yatar.

 

Lukacs, estetik kuramını geliştirirken, sürekli olarak günlük yaşam içerisinde ki günlük insandan kaynaklandığı, estetik davranışın konumunu belirtirken, bu davranışın kökenlerini sürekli olarak eylemlerinin bütünselliği içerisinde değerlendirmektedir.

 

Lukacs, felsefe alanındaki idealizme karşı diyalektik materyalist yöntemin tekniksel çözümlemesini uygulayan yazar, sanat yetisinin insanda başlangıçtan varolmadığını, tarihsel süreç içerinde, tarihsel gelişmenin koşullarına bağlı olarak varlık kazandığını kanıtlarken, insanın günlük yaşam içerinde estetik bilinci kazanmasından önceki ve sonraki durumunu saptarken, katharis ve yansıma sorunlarını irdelerken, vb. sürekli olarak tarihsel yöntemin yol göstericiliğin de ilerler.

Marksist Estetik kuramının doğru temeller üzerinde kurulabilmesi, ancak diyalektik materyalizmin gerçekliğe uygulanmasıyla sağlanabilir. Bu terimden hareketlenen Lukacs, yine bu nedenle, salt Marx'ı yorumlamayla oluşacak estetik yasalara varıla bilineceği yolunda ki kanıyı bir yanılsama olarak nitelendirir. Gerçekliği ön yargılardan arınmış bir tutumla gözlemlemek, sonrada bu gerçekliğe Marx' sın geliştirdiği yöntemleri uygulamak; doğru bir Marksist Estetik kuramının ortaya konulabilmesinde zorunlu temel taşlardan dır



[1] Mehmet H. Doğan  Estetik, İstanbul-1996, sf. 124

[2] Mehmet H. Doğan, a.g.e, sf. 120

[3] Mehmet H. Doğan, a.g.e, sf.  112

[4] Mehmet H. Doğan, a.g.e, sf. 123

[5] Georg Lukacs, Estetik-1, İstanbul-1985, sf. 9

[6] Georg Lukacs, a.g.e,  sf. 11

[7] ............Marksizm ve Modernizim, sf. 35

[8] Mehmet H. Doğan, Estetik, İstanbul-1996 sf. 121

[9] Georg Lukacs, Estetik-1,  sf. 12

[10] Georg Lukacs, Estetik-1 ,sf. 10

[11] Georg Lukacs ,a.g.e,, sf. 13

 

 

Bu makale Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Felsefesi bitirme tezi olarak 2004. yılında  A.kadir ESER tarafından hazırlanmıstır.

Son Güncelleme ( Salı, 22 Nisan 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >
 
   
 
 
   
   
 

 üye ol fotografını paylaş sende..!!

Galeriye gitmek için TIKLAYIN

 

 

 

  ayakizleri tanıtım

 

Sponsor

Film izle

Magazin Haberleri

Cemiyet Haberleri

 

             
   

 

copyright © Ayakizleri Sanat ve Edebiyat Toplulugu
2006
Cemiyet Magazin